Kaya ile basbasa bir gun gecirdik. Sabah keyifle uyandigimizda saat onu geciyordu (mus). Biraz yatakta gerindik, yuvarlandik, gulduk. Sonra yerlerde yuvarlanmaya basladik. Sabah mahnmrlugu ile Kaya emin adimlarla emekliyordu. Yatak odasinin halisinin desenini inceledikten sonra aynada kendini gordu. Kendine gulumsedi. Ben banyoda yuzumu yikarken pat pat adimlarla banyoya yoneldigini duydum. Kapisinda yakaladim onu. Pencereyi acip agaclari ve bulutlari izledik bir sure. Kediler henuz gorunmuyordu ortalarda. Ya da coktan kendilerine mama verecek baska bir yer bulmuslardi.
Simdi geceyarisini gecti bile saat. Geri donup gunu yazmak tuhaf geldi birden. Kaya'nin bana bakisi, "annem" diye aglayarak her istedigini yaptirmasi, bacaklarimdan kucagima tipki minik Alen ve Maya gibi tirmanmaya calismasi, kanepeye tutunup ayaga kalktigini gormem icin hafif hafif oksurmesi ve gozgoze geldigimizde sevinc kahkahalari atmasi gunumuzun en onemli olaylari.
Yemek yemek istemediginde agzini sikica ama sikica kapatarak istemedigi hicbirseyi yapmayacak guce sahip oldugunu gostermesinin annesini sevindiriyor olmasi da lutfen kayitlara gecsin.