21 Eylül 2010 Salı

Kendi kendine kalkmayı tercih ediyorsun. Onu anladık. Yardım edince hafifçe söylenip kendini yere bırakıp yeniden başlıyorsun. Bugün ayağa kalkıp şöyle bir dik durduktan sonra kendini arkaya doğru popo üstü atmayı öğrenmişsin. Öyle bir bırakıyorsun ki kendini her seferin de popon  acıyacak diye endişe ediyorum. Tabii ki senin yüzünde öyle bir ifade yok, gaayyyeeet mutlusun bebeğim.

Alen'le oynamak için heyecan içindesin. Her fırsatta ona doğru emekleyip bir yerlerini yakalamaya çalışıyorsun. Benim saçımı çektiğin gibi tüm kuvvetinle tüylerine yapışıyorsun. Anneannen, Alen'in yanına bırakmaya cesaret edemediğinden seni yürütecine bindirdi. Hızla Alen'i yemek yediği yerde köşeye sıkıştırıp kuyruğuna yapıştın. Nasıl mutluydun, nasıl kahkahalar attın? Hep birlikte çok eğlendik.

Dedenle hergün site içinde tur atıyorsunuz. Güvenliğe kadar gidip Ertuğrul'la, Mert gezmeye çıktıysa onunla muhabbet. Siteye giren çıkanları takip. Kedilerin oyunları. Bazen Ekin'le merabalaşma. Biraz çocuk parkı. Uzuuuuun bir turdan sonra bile olsa eve dönüş yoluna koyulduğunuzda mızırdanmaya başlıyormuşsun. Oğluşum ne zaman öğrendin sen bunları ? Hangi arada çözdün evin kapısı açıldığında birilerinin dışarı gittiğini, seni götürmezlerse ağlayabileceğini ya da eve girmek istemediğinde hemen söylenmeyi????