Kaya bebek hızla büyüyor. Göz kırpıyor, el sallamıyor ma elini kaldırıyor, kedi, kopek, kuslarin pesinden gitmek istiyor. Ve bisküviyi eline ön alt iki dişi alıp dişine sürte sürte yediği gibi makarnama ağzı sulanarak bakıyor, parçalayarak verdiğim spagettileri büyük bir zevkle yiyor. Daha dün (ama gerçekten dün) püresini, elmasını yememek için ağzını sımsıkı kaparken bugün tabağımdakilere sulanıyor.
Sabah mutfakta mamasını hazırlarken her zmanki gibi onu salondaki halının üzerine bırakmıştım. Ya yanıma gelir emekliyerek ya da kanepeye tutunarak kalkar şarkı söylemeye başlar diyordum. Bir iki dakika içinde salona döndüğümde merdivenlere kadar sessizce emeklediğini ve trabzanlardan tutunarak kalkmaya çalıştığını gördüm. Tabii ki yeni birşey keşfetmiş olmanın mutluluğu vardı yüzünde.