Anneye 41 kere masallah :)
Dogumgunumu hep beraber Adile Sultan'da aksam yemegi ile kutladik. Sen artik oranin mudavimi oldun. Herkes taniyor seni.
Baban supriz bir Atina gezisi ayarlamis. Seninle ilk ayri kalisimiz olacak. Sadece bir gece. Oyle zor geldi ki. Ama anneannen ve dedenle kalacagin icin icim biraz rahatti.
Cumartesi sabah yola ciktik. 11:00'de otelimiz Grande Bretagne'daydik. Parlementonun karsisinda. Parlementoyu avucumun icine aldim ;)
Acropolis'e ciktik.
Bu kosede Atena'nin dogumunu anlatiyormus. Birgun Zeus'un basi cok agrimis. Birine agrinin gecmesi icin basina cekicle vurmasini soylemis. Cekicle vurunca kafasi ikiye ayrilmis ve icinden Atena cikmis.
Akropolis donusunde resmimi yaptirdik. Baban iltifat olsun diye resim gerceginden guzel oldu dedi, sokak ressamina. Adam da "yes I know, I paint the soul" diye espri yapti.
Aksam Botanikos'ta Mozanakis'i dinledik. Itiraf ediyorum, ben bayagi bir uyukladim. Ne yapayim program 02:00'de basliyormus. Tam benlik. Sonuna kadar kalamasakta sov muhtesemdi.
Ertesi gun de Plaka'da gezdik. Biraz alisveris yaparak Yunan ekonomisine katkida bulunduk.
Telefonda hep iyi oldugunu soyledi deden. Aksam da senin agzindan mesaj atmis bize 'annecim, babacim ben cok iyiyim. Saklambac oynuyorum. Sizinle yarin gorusuruz.' diye.
Sokaklarda hep sevimli kostumlu cocuklar vardi. Seninle Atina'ya gittigimizde mutlaka bir kostum alalim yanimiza :)





Hiç yorum yok:
Yorum Gönder