29 Eylül 2010 Çarşamba

Gece uyanıp oyun istedin, sabah da başka bir tatlıydın

Gece üç civarında uyandın. Ağlamadan. Emzirip tekrar uykuya dalmanı bekledim, ama bu gece olmadı. Yatakta başını bir oraya bir buraya koyup uykuya dalmaya çalıştın. Bir süre sonra bu hareketler iyice uyandırdı seni. Kucağıma alıp salladım. Olmadı. Biraz oyun oynadık odanda. Uyku gözünden akıyordu ama uykuya dalmak istemedin. Kucağımda gezdirdim, beraber ninni söylemeye başladık ve tabii ağladın. Gözünden uyku akan ve uyumayı hala seven bir anne için çok kolay değildi. Gecenin bir yarısı da olsa başbaşa olmak, kucağımda bana sıkı sıkı sarılman, yüzüme bakıp bakıp gülümsemen dünyalara bedel. Hep işte bu an yıllardır beklediğim o an diyorum kendi kendime. En sonunda uykuya daldın...

Sabah nasıl uyandığını görmedim. Bir baktım oturuyorsun yanımda. Bugünlerdeki en büyük korkup ben farketmeden uyanman ve yatakta gezinmeye başlayıp düşmen. Allah korusun !!! Babanla konuşuyordunuz. Ben uyanınca baban yeniden uykuya daldı ve horlamaya başladı. Sen de tüm sevimliliğinle oturduğun yerden ona doğru uzanıp yüzüne vurmaya başladın. Kafanı da şarkı söyler gibi sallayınca anladım ki horultuya tempo tutuyorsun aslında. Çok tatlısın bebeğim. İlerde de kapı gıcırtısına oynarsın herhalde.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder